Senin Hiç Araban Oldu Mu?

Her şey 2008 ÖSS(Öğrenci Seçme Sınavı) sınavında Ege üniversitesi yani İzmir’i kazanmamla başladı. Ve ailem bana ödül olarak araba alma sözü verdi. Ve o sözü 2010 yılında gerçekleştirdiler.


Satın alma, kredi çekme, bakım ve vergisini ödeme işlemlerinden sorumlu olmadığım için bu bana bir lütuf olarak gözükmüştü. Bir çok arkadaşım oldu, statüm yükseldi. Kız çevrem arttı. Arabanın arka koltuğunun dili olsa da dahasını anlatsa. Evet her şey muhteşem. Ama bir bedeli var. Ve bu yazımın ana konusu ise bu bedel.


Önce bunun için araba alımıyla başlayalım. 2020 yılı koşullarında bir otomobil sıfır 100.000 tl iken, eli yüzü düzgün ikinci el otomobil 50.000 tl. Bunu borçsuz alabiliyorsan ne mutlu. Ama kredi çekiyorsan faiziyle beraber her ay en az 600 tl kredi ödemen gerekecek. Ben kredisiz kısmı anlatacağım, kredi ile aldıysan mevcut miktarı sen eklersin.


Hayırlı olsun arabayı aldın. Plaka ve ruhsat işlemleri için minimum 500 tl harcamalısın bir de sigorta yapman gerekiyor. Ve bu sigorta her yıl tekrarlanan bir şey. Öncelikle yaşın genç ise risk grubunda olman sebebiyle yüksek bedel çıkar. Yaşlı olsan da fark etmez, sisteme ilk kez girdiğin için yine o yüksek bedeli senden alacaklar. Zamanla azalacak, tabi ki de kaza yapmaman şartıyla. Yaparsan yine baştan başlarsın.


Sigorta sadece trafik de hareket halindeyken başına gelecek durumlara karşı korur seni. Diyelim benzinci, otopark, avm giriş/çıkışında kaza yaparsan, buralar da sigorta işe yaramıyor. Ya da diyelim gece arabana vurup kaçtılar ya da aracın çalındı. Yine sigorta işe yaramaz. Bunun için kasko yapman lazım. Kasko da yıllık yenilenir ve 1500 tl civarındadır.


Sonrasında bir yıllık motorlu taşıtlar vergisi (mtv) ödersin. Bu da arabanın yaşı ve motor hacmine göre değişir. Eski bir aracın olduğu için büyük ihtimal ile büyük hacimli bir aracın olur ama yaşı büyük olduğu için ortalama bir ücret ödersin ki yılda iki taksit olacak şekilde tahmini 800 tl bir ödemeden bahsediyorum.


Yazının buraya kadar kısmını fark ettin mi bilmiyorum ama sen daha arabanı çalıştırıp, hareket etmedin bile. Yani sadece araba sahibi olup, kapının önünde yatsa bile. Zorunlu olarak sigorta ve mtv ödersin. Kasko zorunlu değildir. Ama tüm birikimin kapının önünde yattığını düşünürsek bence kasko da yaptırmalısın.


Şimdi motoru çalıştırma ve gazlama zamanı. Benzin fiyatları konusunda bir genelleme yapmayacağım malum fiyatlar yerinde durmuyor. Arabadan çok geziyorlar maşallah. Ancak arabanı her yıl(10.000 km) düzenli bakım yaptırman gerekli. Temel bir bakım 850 tl iken, ekstra durum olursa 1500 tl ye varır. Sonrasında her 50.000 km ‘de bir takım lastik( 4 adet) ve bir akü eskitirsin. Bununda maliyeti 2000 tl dir. Bir de unutmadan iki yılda bir aracının sağlamlığını tescil ettirmek için vize işlemlerine sokmak zorundasın ve fiyatı 350 tldir.


Yani bu gün(2020 Nisan) borçsuz bir araç aldığında her yıl mtv(800)+kasko(1500)+sigorta(700)+araç bakım (850) + vize(350/2=175) ile yaklaşık olarak toplamda 4025 tl bir bütçen olmak zorunda. Buna her ne kadar gezersen o kadar yakıt masrafını eklemek senin gezginlik ruhuna bağlı tabi ki de.


Bunlar mali sıkıntısı bir de statü farkına bağlı etkileri mevcut. Araban olması sebebiyle artık uzak mekanlar daha çok ilgini çekmeye başlıyor. Bir nevi bulunduğun alanı güzelleştirmek yerine arabaya atlayıp terk etmek daha kolayına geliyor. Ve araba ile gezmek aslında seni daha çok soyutlanmana sebebiyet veriyor. Toplu ulaşım her ne kadar sıkıntılı da olsa yeni insanlar ile daha çok tanışma fırsatın oluyor.


Ve de en kötüsü her yere arabayla ulaşınca kilo problemiyle karşılaşıyorsun. Yani koca göbekli oluyorsun. Sonrasında bundan kurtulmak için spor salonuna gitme ihtiyacın doğuyor. Bu da sana aylık daha yüksek maliyete sebebiyet veriyor. Ve spor salonuna da her gün gitmek için yine araba kullanmak zorunda kalıyorsun. Yani çıkmaz bir döngüye giriyorsun bir nevi.


Bence araba almak yerine acil durumlarda kiralamak ya da çalıştığın şirketin araçlarını kullanmak daha mantıklı. Ya da alternatif ulaşım olan bisikleti tercih edebilirsiniz. Araba öncesi bisiklet kullanan ama bu bisiklet ile doğu Karadeniz gibi 7 günlük 750 km lik bir tur yapan biriyim.

O zamanları düşünüyordum da hem daha fit, hem de daha zengindim. Bisikletim ne akarı ne de kokarı.


Arabanın hızını ve imkanlarına karşı çıkamam ve asrın icadı kabulumdur. Ama şehirde yaşıyorsanız bisiklet de birçok konuda size yeteceğini düşünüyorum. Sabahları işe giderken ise biraz daha erken çıkmanız gerekebilir ama eminim doğa sabahları daha tatlı.


Saygılarımla; Tunç Yenihayat

11 görüntüleme

Ulaşım Bilgileri

+90 555 838 8188

hayatiminalfabeiledansi@gmail.com

Konak İzmir

Tüm Hakları Saklıdır 

HayatiminAlfabeİleDansi 2019

Desgned By: Tunç Yenihayat

This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now