Neden Vegan Olmak Zorundayım?

Ege Üniversitesi Su Ürünleri Mühendisliğinin Gıda İşleme Bölümü mezunu biriyim ve bitirme tezimde İSO 22000:2005 gıda kalite standartları üzerinedir. Genel de gündem olayları üzerine yazmayı çok doğru bulmuyorum. Çünkü sonuçlanmadan yapılacak her türlü yorum, yanlış yönlendirme içerme endişesi içindeyimdir ancak durum şu an için biraz farklı.


Yılbaşı öncesi, ön bilgisini aldığımız ve şu an ölüm sayısının her gün artış gösterdiği Corona virüsünü bilmeyenimiz yoktur. Sizi bilmiyorum ama beni bayağı endişelendiriyor. Her ne kadar konu uzmanları mevcut hastalığın, benzer DNA protein dizilimine sahip kişilerde bulaşma riskinin daha yüksek olduğunu belirtse de , endişelenmeden duramıyorum.


Corona virüsünün hayvandan insana bulaşan bir hastalık(zoonoz) olduğu, bu hayvanın ise Çin yabani hayvan pazarındaki bir ‘Yarasa’ olduğu düşünülüyor. Ve ülkenin kalabalık olması ve yılbaşı seyahati öncesi salgının başlaması geniş bir yayılım göstermesine sebep oldu ki, son olarak tüm Çin karantinaya alınmış durumda.


Mevcut gelişmeleri uzaktan izlemekten başka şansı olmayan biri olarak, hafif bir araştırma yapmakla beraber aslında insanlık olarak hayvanlardan mutasyonla insanlara bulaşan ilk hastalığın bu olmadığını fark ettim.


Mesela aynı virüs ailesinden olan SARS virüsü de yine Çin’ de meydana gelmiş ve 700 üstü kişinin ölümüne sebebiyet vermişti. Bir başka hastalık olarak Kara Veba’ yı örnek verebiliriz. Kara Veba her ne kadar sıçanlardan insanlara geçildiği düşünülse de aslında, sıçana bulaşan pire kaynaklı hastalık olduğu anlaşılmıştır. Ve bu yayılma 25 milyon insanın ölümüyle sonlandı.



Bu hastalıkların çoğu yurdumuzun dışında gerçekleştiğini düşünebilirsiniz. Ancak Kuş Gribi vakası bizim ülkemizde de görülerek, çiftliklerde birden çok tavuğun imha edilmesine sebebiyet vermişti. Daha öncesinde ise çocuk iken hiç unutmadığım Deli Dana hastalığı ülkemiz ekonomisinde ağır kayıplar vermemize sebep olmuştu. Siz de büyük baş hayvanların kireç dolu çukurlara diri diri atıldığını izlediğinizden eminim.


Bunların sonucunda mevcut salgınlar gerçekleşmeden önlem almak için iki seçeneğimiz oluyor. Birincisi aslında bizim elimizde ilk elden olmasa da , seçtiğimiz ürünler ile bu piyasayı etkileyebileceğimiz seçenek olan Gıda Kalite Kontrolleri.


Bu konuda Sağlık bakanlığının ülkeye yurt dışından gelen ya da ülke de üretilen insanı gıda ürünleri üzerinde denetimleri mevcut. Çeşitli standartların üzerinde ya da altında tesisler veya ürünler satışının yasaklanması üzerine bir sistem mevcut. Ancak bu konu da son yıllarda güven sarsan bir olayı daha bir yıl öncesine kadar ülkeye Brezilya’dan hasta olan büyük başların sokulmasına engel olma konusunda yetersiz olması sonucu, artan hastalıkları gösterebiliriz. İşte bu sebepten ötürü ilk elden olmayan bir sistem geçerli ki, bu sistemin aktifleşmesi tamamıyla bizim çabamız ve şikayetlerimiz ile bakanlığın daha aktif çalışmasını sağlayabiliriz. Maalesef burada da değneğin ucu siyasete bulaşıyor.


İkinci seçenek ise son zamanlarda ki yaşam biçimimi değiştiren Vegan’ dır.. Veganlık daha çok vejetaryenlikle karıştırılabiliyor. Ancak vejetaryen sadece hayvan eti yenmemesini savunurken Vegan hayvansal tüm ürünleri tüketmeme üzerine kurulu. Yani vegan sadece et değil aynı zaman da yumurta,süt,deri cüzdan, kürk manto vs gibi tüm hayvansal ürünleri kapsıyor. Ve bunu da hayvan haklarına saygı sebebiyle yaptığını ileri sürüyor. Hayvan haklarına saygım sonsuzdur ama yalan söylemek istemiyorum. Ben hayvan haklarından değil, kendi sağlığım için bu yoldan ilerliyorum.


Mevcut salgınlardan korunmak adına Sağlık Bakanlığının çalışma mekanizmasına güvenmeyen ben gibi insanlar için aslında Vegan’ lık bir zorunluluk haline geliyor. Bu kanıya nereden vardığımı sormak isterseniz eğer, üniversite eğitimim sırasında balık hastalıkları dersinde, Türkiye de üretilen balık yumurtalarında kullanılan sağlık parametreleri olarak dünya da son sıralar da yer alıyoruz. Maalesef üretilen ürünün hijyen koşullarını sağlayamıyor ve kontrol edemiyoruz. Bu sebeple İSO 22000:2005 HACCP standartlarında Avrupa da en son tercih edilen ülkeyiz. Bu gün su ürünleri sektörünün lideri firma bile, Avrupa ve Rusya'nın bir çok balık firmasına taşeron balık satabilmektedir. Yani kendi Türk markası ile sattığı ürünler toplam satışının çok düşük kısmını oluşturmaktadır ki, Türkiye' de bir çok mağazasının taze balık satış ofislerini kar elde edemediği sebebiyle kapatmak zorunda kalmıştır.


Başlığımda ki zorunluluk yazma sebebi tamamıyla bundan kaynaklıdır. Yoksa kimse hiçbir şey için zorunda olmamalı ve kendi hür iradesi karar alabilmelidir. Medeniyetin temeli budur.


Bol sağlıklı günler dilerim, saygılarımla,


Tunç Yenihayat


Kaynakça

https://www.gelgez.net/hayvanlardan-insanlara-gecen-hastaliklar-nelerdir-belirtileri-ve-tedavisi/

0 görüntüleme

Ulaşım Bilgileri

+90 555 838 8188

hayatiminalfabeiledansi@gmail.com

Konak İzmir

Tüm Hakları Saklıdır 

HayatiminAlfabeİleDansi 2019

Desgned By: Tunç Yenihayat

This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now