Ulaşım Bilgileri

+90 555 838 8188

hayatiminalfabeiledansi@gmail.com

Konak İzmir

Tüm Hakları Saklıdır 

HayatiminAlfabeİleDansi 2019

Desgned By: Tunç Yenihayat

Fake Hesap Açmayanı Dövüyorlarmış; Dayak Yiyerek Öğrendim

En son güncellendiği tarih: 30 Kas 2019

Öncelikle Türkçesi 'sahte' olan bir kelimenin İngilizce versiyonunu başlıkta kullandığım için özür dilerim. Ama bazı kelimelerin İngilizceden Türkçeye geçtiği anlamlarının Türkçe de tam karşılığı yok maalesef. Bunu lise de Türkçe öğretmenimin örneği ile anlatmak istiyorum. Benzinciye gittiğinizde depoyu tam doldur dediğimiz de ‘fulleyim mi’ diye sorar. Hayır fulleme , tam doldur demeniz durumunda benzincinin boş bakışlarıyla gereksiz bir diyalogla baş başa kalacağınızın garantisini veririm. Denedim ve o ara uzay boşluğundaki sesi duyabiliyorsunuz.


Konumuza dönecek olursak günümüz de iletişim için oluşturulan telefonlar artık uygulamalar ile beraber, bir sosyalleşme enstrümanına dönüştürüldü. Bunun öncüsü Facebook oldu tabi ki de, sonra bir çok uygulama da takip etti. Ve Facebook artık eski moda olup daha çok 40 yaş ve üstüne hitap eder oldu. 30 yaş grubu olarak ben İnstagram tercih ediyorum. Ama ‘z’ nesli sanırsam Twitter’da takılıyor. Siyasi amaçlı Twitter kullanan liderler de var ki ‘Trump’ bu konuda master yapmış seviye de özellikle konu Türkiye ise. Gerçi buna izin veren dış politikamıza da ekstra bir tebrik etmemiz lazım. Nasıl bizi abd başkanının bir Twitter mesajına bağımlı hale getirdikleri için.


Konu sosyal medya olup, günümüzde ki ilişkiler gibi bir gerçek beden üzerine kurulu olmayınca, sahte resim ya da bilgilerle ne sergilersen onu yaratabiliyorsun. Bunu ‘player one’ filminde ileri seviyesini görmüştük. Sonuçta sınırsız bir evrendeyiz. Gerçekte sahip olmadıklarımızı, sosyal medya da sahipmiş gibi yaşayabiliriz. Ancak bu durum inanılırlık yani güveni negatif etkiliyor.


Benim görüşüm bu ama bunun negatif versiyonu da var. Ve bunu toplum baskısı dediğimiz kısım çok aktif kullanıyor. Nereden biliyorsunuz derseniz bu konuda en büyük destekçim annem. Sosyal medya hesabım olan instagram da karşı cinsimi takip etmeyi severim. Otomobil, dekorasyon ve siyasete de ilgim var ama asıl ilgimi çeken latin güzelleri. Ve bu kişileri bol bol takip eder, beğenir ve yorum yapardım. Allah var sağlam hatunlar ki. Hala en büyük hayalim rio karnavalına gitmektir.


Şimdi gelelim dayak yediğim kısma, ifade ettiğim gibi sambacı kızlara baktığım zamanlar da annemden çok sağlam bir ültimatom aldım. Oğlum dedi beğendiğin kızlar için başka bir hesap aç oradan bakarsın. Senin için kız baktığım(30 yaşımda hala bekar olunca) da ‘senin oğlan sambacı tipteki kızları beğeniyor, ben o tarz kız değilim’ tepkisini alıyormuş. Bu tepki benim için sorun değil. Bir sosyal medyamdan beni yargılıyor ise o insan hiç hayatıma girmesin daha iyi. Ama benim evliliğimi bahane ederek kendine torun elde etmeye çalışan kötü niyetli annem(!) bunu ciddi ciddi sorun yapıyor.


Bir benzerini arkadaş grubumdan yemiştim. Direk mesaj atanlar ya da arkadaş ortamında direk söyleyenler. Ya da bir kızı beğeniyorum, iki muhabbet edip sosyal medya hesabımı verince yine aynı tepkiyi alıyorum. İyi de hani sosyal medya özgür bir platformdu. İstediğimiz gibi olabiliyorduk. Kimse kimseyi yargılayamazdı. Ama işte o an fark ettiğim bir kavram vardı ‘Burası Türkiye’. Burada ki sosyal yaşantı, herkes herkesin hayatını burnunu sokabilme ,sokamayınca onu dışlama üstüne kurulu.


Dışlanmaktan rahatsız mıyım diye sorarsanız hayır derim. Dışlanmak bana özgün olmayı öğretti ki, şu an bu sayfayı bu bakış açısıyla açtım ve düzenli yazıyorum. Her karanlığın sonu farklı da olsa aydınlıktır, aydınlanmadır. Her ne kadar özgün olsam da , annem yani en değer verdiğim kişiden kaçamıyorum. Ve evet benim de bir fake hesabım var. Adını yazmayacağım tabi ki. Ama bana bu durum şunu öğretti. Şu an ayrı olmak üzere hatunlar, şirket, blog sayfam,siyaset ve özel olmak üzere 5 hesap yönetiyorum. Biraz zor oluyor ve gün boyu ilgim çok dağılıyor ama ne yapalım. Burası Türkiye ve yaşamak için ekstra bedelleri var.


Daha hür olmak için taşınmayı düşünmüyorum. İzmir’imi ve ülkemi çok seviyorum. Ama kendi bakış açımla.


Okuduğunuz için Teşekkür ederim


Saygılarımla

Tunç Yenihayat

29 görüntüleme
This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now