Covid-19 Günlükleri - 1

Salgın günlerinde Türkiye’de 30’unda olmak


Her sabah işe gitmeye devam etmek ve kendi kendinize savunmak, moralimizi yüksek tutmak zorundasınız. Çünkü mutsuzlukta bir savunma sistem çökmesi anlamına gelmektedir.


Dışarıdan her ne kadar kendi iş yerimiz olsa da müşteri kaybetmemek için istenmese de iş yerini açmak ve kampanya ile ayakta durmak zorunda oluyorsun. Ve bunu kimseye anlatamıyorsun. Ticaret ile daha da yalnızlaşma yaşıyorsun bir nevi.


Tabi Trump ile aynı mantıkta olan bir Türkiye de olmak hiç hoş değil. Hiçbir şeyi umursanmıyor ve sonumuz da bundan olacak gibi.


Yöneticimiz evde kalın diyor ama aynı zamanda uçak vergilerinde indirime gidiyor. Kendisinin dahi ne dediğini anladığını düşünüyor insan.


Sürekli bir yeni düzen gelecek diye duyuyorsun. Youtube üzerinden her gün bir uzman izliyorsun. Sağlık bakanının açıklamalarını dinlemek ve rakamlar gündelik hale geliyor. Rakam dediğimizde insan ölüm ve hastalık yayılması. Gerçi şehitleri de sadece rakam olarak dinleyen bir ülke olunca bir Avrupalı kadar sarsmıyor bizi.


1930 buhranından karşılıksız para basılmasından bahsediliyor. Batanlar çıkanlar anlatılıyor. Bunları duydukça içime iyice çekildiğimi hissediyorum. Daha düne kadar otomobilden sıkılan ben, motor bisiklet hayali kurarken acaba bisiklet ile mi gezsem diyorum. Hem ucuz hem de akaryakıta bağımlı değilsin. Sürdürülebilir.


Covid-19 mıdır bilmiyorum ama yarın ki hayalim minik bir depo da 30 metrekare de kitaplarım ve bilgisayarımla yaşamak ama İnternet olmadan. İnternet artık o kadar kirli ki, bilgi vermek dışında moral bozup hatalı yönlendirme yapıyor. Bana kalsa bu gün kapatırım ama kendi evimde değilim maalesef.


Aslında küçük bir iş yeri alacaksın. Ön kısmını kiraya verip, arka da kendin yaşayacaksın. Ve basit bir bisikletin olacak. O sayede yola çıkınca bozulması halinde tamiri kolay olsun. Ve değerli gözükmesin ki çalınmasın. Bisikletin çadırın, günlüğün, cep telefonun(kamera için) ve flash bellek(fotoğraf atmak için) . Dünya ’yı gezmeye başlayacaksın. Bir gezgin olacaksın eskiden gezgin demek bilge olmakmış.


Bu covid-19 bitince galiba ben bu olacağım. Çok para benim işim değil. Bence çok paran olması yerine az ve sürekli paran olsun daha iyi.


Covid-19 bana hayat da bir yere bağlı olunmaması, taksitle alışveriş yapılmaması, bir sevdiğin olmaması ve kaybetme endişesi olmaması gerektirdiğini düşündürdü. Şu günlerde tek evde annem var diye covid-19 den endişeleniyorum. Bence dünya da ki en büyük yük sizi seven birinin olması.


Kimsesiz olmak duygusal açıdan yetişirken çok yorabilir ama büyük iken daha hür olabiliyorsun.

5 görüntüleme

Ulaşım Bilgileri

+90 555 838 8188

hayatiminalfabeiledansi@gmail.com

Konak İzmir

Tüm Hakları Saklıdır 

HayatiminAlfabeİleDansi 2019

Desgned By: Tunç Yenihayat

This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now